Emir Faruk Uzunpınar

Telefon

0850 304 0 375

Email

emirfarukuzunpinar@gmail.com

Telefon

0850 304 0 375

Email

emirfarukuzunpinar@gmail.com

Cumhuriyet’in 103. Yıl Dönümüne Doğru: Millî Egemenlik ve Gelecek Nesiller

Bir milletin büyüklüğü yalnızca geçmişte kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin kendisine yüklediği sorumlulukları gelecek nesillere ne ölçüde aktarabildiğiyle de anlaşılır.

29 Ekim 1923, Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde, milletimizin büyük fedakârlıklarla verdiği Millî Mücadele’nin ardından Cumhuriyet ilan edilmiş, millî irade devlet yönetiminin temel esası olarak kabul edilmiştir.

Aradan 103 yıl geçti. Bugün üzerinde düşünmemiz gereken mesele yalnızca Cumhuriyet’in nasıl kurulduğu değil, onun hangi değerlerle yaşatılacağı ve gelecek nesillere nasıl bırakılacağıdır.

Cumhuriyet’in Temelinde Millî Egemenlik Vardır

Cumhuriyet’i yalnızca bir yönetim biçimi olarak değerlendirmek eksik kalır. Cumhuriyet aynı zamanda milletin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasının, bağımsız yaşama iradesinin ve ortak bir devlet çatısı altında geleceğini şekillendirme kararlılığının ifadesidir.

Anayasamızın 6. maddesinde yer alan “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.” hükmü, bu anlayışın temelini oluşturur.

Bu ilke bizlere çok önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Millî egemenliği savunmak, yalnızca geçmişin hatırasına sahip çıkmak değil; hukuk devletini, adaleti, toplumsal dayanışmayı ve millet iradesinin demokratik yollarla ortaya çıkmasını da önemsemektir.

Çünkü güçlü bir devletin temelinde yalnızca ekonomik ve askerî imkânlar değil, vatandaşlarının adalete ve kurumlara duyduğu güven de bulunur.

Gelecek Nesillere Nasıl Bir Türkiye Bırakacağız?

Bugün Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından çok farklı bir dünyada yaşıyoruz.

Artık devletlerin gücü yalnızca sahip oldukları topraklarla, ordularla veya doğal kaynaklarla ölçülmüyor. Bilim, teknoloji, yapay zekâ, savunma sanayisi, eğitim ve ekonomik üretim kapasitesi de bağımsızlığın önemli unsurları hâline gelmiş durumda.

Bu nedenle millî egemenliği geleceğe taşımak, aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltan, üreten, araştıran ve kendi teknolojisini geliştirebilen bir Türkiye için çalışmayı gerektiriyor.

Ancak bütün bunların merkezinde insan bulunuyor.

Bir gencin iyi eğitim alabilmesi, kendi ülkesinde gelecek kurabilmesi, yeteneklerini geliştirebilmesi ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi, Cumhuriyet’in gelecek yüzyılı açısından son derece önemlidir.

Gençlerimize sadece geçmişimizin büyüklüğünü anlatmak yeterli değildir. Onlara geleceği inşa edebilecekleri imkânları da sunmalıyız.

Tarih Şuuru ile Gelecek Vizyonu Birlikte Yürümelidir

Tarihini bilmeyen bir neslin geleceğini sağlam temeller üzerine kurması güçtür. Fakat yalnızca geçmişi anlatan, bugünün meselelerine çözüm geliştiremeyen bir yaklaşım da yeterli olmayacaktır.

Çocuklarımız hem Malazgirt’i hem Çanakkale’yi, hem Millî Mücadele’yi hem de Cumhuriyet’in kuruluşunu öğrenmelidir. Aynı zamanda yazılım geliştirmeyi, bilimsel düşünmeyi, dünyadaki gelişmeleri takip etmeyi ve kendilerine yeni ufuklar açmayı da bilmelidir.

Millî ve manevi değerlerine bağlı olmakla çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmak birbirinin alternatifi değildir.

Aksine, bu iki özellik birbirini tamamlamalıdır.

Cumhuriyet’i Yaşatmak Hepimizin Sorumluluğudur

Cumhuriyet’in 103. yıl dönümüne yaklaşırken, hepimizin kendisine şu soruyu sorması gerektiğine inanıyorum:

Bizden sonraki nesiller, bugün yaptıklarımız için bize teşekkür mü edecek, yoksa yapmadıklarımızın hesabını mı soracak?

Bu sorunun cevabı yalnızca devlet yöneticilerinin değil; siyasetçilerin, eğitimcilerin, iş insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının, ailelerin ve toplumun bütün kesimlerinin sorumluluğundadır.

Cumhuriyet’e sahip çıkmak, ortak değerlerimizi korurken birbirimizin farklı düşüncelerine saygı göstermeyi, toplumsal kardeşliğimizi güçlendirmeyi ve ülkemizin geleceği için sorumluluk almayı gerektirir.

Unutmamalıyız ki Cumhuriyet, bizlere geçmişten kalan kıymetli bir miras olduğu kadar, gelecek nesillere karşı taşıdığımız büyük bir emanettir.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.

Asıl mesele Cumhuriyet’i bir asır yaşatmış olmak değil, onun değerlerini gelecek asırlara taşıyabilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir